9 Eylül 2009 Çarşamba

ne kadar?

Haram olan ömrümüz bizim.Ne kadar tutmaya kalksakta tutamıyoruz işte.Ne kadar yansakta ne kadar içsekte akıyor elimizden bir su gibi.Gözyaşları,kahkahalar,gülümsemeler sadece birkaç eğlence bizim için.Ama diğerleri hem yaşanması gereken hem de olması gereken bir hayat bizlere verilen.Alamasın diye çabalarken dakikaları.Her saniye daha fazla gidiyor ömrümüzden.Kollarımızı açıp bekliyoruz her yeni günü her yeni mutluluğu.Bazen yenileri gelmiyor eklenmiyor hayatımıza...Bazen de gülüyoruz ama yine dönüp dolaşıp soğuk gecelere vuruyoruz kendimizi.Ve yine soğuk gecede yalnız kalıyoruz ne kadar mutlu olsak da.Hoyrat esen bir rüzgar gelip alsın istiyouz bizi,götürsün derinlere uzaklara...Affedilmek istiyoruz bazen ağlamak.Neden? Diye soruyoruz ellerimizi açıp gökyüzüne.ALdığımız cevap sadece bir duman olup geçiyor gözümüzden.Bırak diyoruz bazen aksın sadece sessizce ve usulca ama olmuyor bazen de o bizi alıyor bizden.Aslında içimizdeki korkuları da yenemiyoruz biz!Yatağımıza uzandığımızda başımız boş kalıyor üşüyoruz belki sabaha uyanamayız diyoruz.Karamsarlık basıyor her bir yanımızı.Şarkılar heyecan vermiyor o zaman.Gözlerimiz bile onlarla ağlamıyor ya da yüzlerimiz gülmüyor.Sebep arıyoruz umarsızca yaşananlardan.Bak! Yine onlar var yanımızda bir çift melek.Biri günahlarımızı,biri sevaplarımızı yazıyor.İzleniyoruz,takip ediliyoruz...

Saygımızdan kuşku eder kalbimiz.Onsuz kalmaya ihtiyacımız yok aslında.Keşke diyoruz burada olsa yanımızda bizi sarsa...Kokusunu bıraksa bize olmaz mıydı?Peki ne olacak? Ne bulacağız şimdi ömrümüzde...

6 Eylül 2009 Pazar

Gömlek

Dokunan sözlerdir aslında kalbimize...Göz yaşlarımız sadece akar gider.İçğimizde üzüntünün ya da sevincin belirtisidir. Bıraktığımız bir gömlek vardır arkamızda her seferinde.Yırtık olsa,sökük olsa ya da boyalı olsa ne fark eder! Bir kez çıkarttık üstümüzden ve yıkadık o gömleği.Üstündeki lekeler ve hatıralar gitmez dar gelir tekrar giydiğimizde üstümüze.Bir kere bile olsa üstümüzden çıkardık gömleği.Geriye kalan dokunmak,koklamak ve hissetmektir.Ayrılık gömleği...Yakardın eskiden bedenimi,okşardın tenimi.Ne oldu da çıktın üzerimden?Ne oldu da terk ettin beni?Çırılçıplak bıraktın ortalıkta.Hüsran var!Acı var,gözyaşı var,tensizlik var bir de çıplak kalmak var ki işte o yakan bedenimi...

Teselli mi?

Teselli...Simsiyah bir duygudur.Acı,hüzün ve müjgan.Mahurdur hepsi,üzgündür gözleri,soğuktur tenleri.Dokunmak çare olmaz aslında onlara ya da konuşmak.Ahh! Hele birde gözünün önündeyse,hiç durmadan hiç bıkmadan orada duruyorsa işte o zaman yawaş yawaş bırakırsın bedenini.İşte o zaman bırakırsın bütün ümitleri.Kollarını açıp yalvarırsın tanrıya afet beni diye ama ne çare.Kolların düşer birer birer aşağıya,dokunamazsın toprağa.Gölgen arkandan gelir bir beste gibi,ölünceye dek seninledir.Ağlarsın soğuk,karanlık ve ürpertici gecede titreye titreye.Küçük göz yaşların çare olacakmış gibi yaşadıklarına.Yanan yüreğine bir kaç damla alkol çare olmaz işte.Ne canını yakmak ne de yüreğini parçalamak hiçbiri fayda değil bedene.Vur kendini şarkıların arasına,vur kendini yollara.Bir çoban bul aylarca yanında kal ama yine çare yoktur acılara ve yaşananlara.Özledim demek de fayda etmez korkulara.Bekle geliyorum,bekle hoyrat rüzgarın ardından seninleyim.Özledim işte...

Pişmanlıklar yasası!

Pişmanlık varsa bedeninde hele birde sevdiğin yoksa yanında boğulursun derin mavi sularda.Elinden tutan olmaz,gözlerine bakan olmaz.Çıkmak istedikçe daha da çok batarsın derinliklere ve maviliklere.Gitgide karanlık olur,soğuk olur ve gitgide ürperirsin.Çekip çıkartılmak ister insan...Aslında bütün sebep kararsızlıktır bu dünya da pişman olmaya ve huzursuz olmaya.Bırakırsın aksın zaman ama her saniye gitmesin istersin.Sözlerin vardır kalbinde duran ama yazamadığın.Yanlışta yazdığında sölediğin için pişman olursun.Donup kalır beynin,bir an düşünmekbile istemezsin geride kalanları ya da geleceği.İşte tam o anda aklına gelir yapamadıkların ve söyleyemediklerin.Tam bu sırada alırsın ellerinin arasına başını ve koparmak istersin düşünmekten.En büyük hatalrın ve pişmanlıkların başlar bundan sonra.Yawaş yawaş korkuların artar.Korkularla beraber acılar da sarar etrafını,hele birde sevdiklerin görüyorsa bunları o zaman bittiğin andır.Ne sen kendin olursun, ne de karşındakiler senin olduğunu bilirler.Pişmalık dediğim ezer geçer dünyayı da seni de...